Lizbon Gezi Rehberi – gitmeden önce okumamak pişmanlıktır!

Lizbon gezi rehberi manzara

Lizbon beklediğim ve duyduğum üzere daracık, arnavut kaldırımları, inişli çıkışlı yolları, oldukça eski ve kötü durumda olmasına rağmen bir şekilde bir arada estetik durabilen evleri, sarı tramvayı, sıcak kanlı insanları ve çerez gibi tüketebileceğinizden dar pantolon düşmanı tatlısı ile beklentimi aynen karşıladı diyebilirim Lizbon gezilecek yerler konusunda oldukça seçenek sunduğundan, yemesi, içmesi, gezmesi, eğlencesi ile 3-4 gün dolu dolu geçirebileceğiniz bir destinasyon. Ama haliyle gitmeden önce iyi bir Lizbon gezi rehberi okumak da önemli oluyor çünkü size zaman ve para tasarrufu sağlayacak detaylar var!

Ee o zaman Lizbon gezi rehberi gezielciniz versiyonu her zamanki gibi özet bilgiler ile başlıyor, sonra Lizbon gezilecek yerler detayları ile aşağıda;

Ulaşım: Lizbon tramwayları ile ünlü bir şehir, (tram 28 güzergahı tam turistlere göre olduğundan en bilineni). Genelde yürüme, metro ve tramvay şeklinde ulaşım sağlanıyor. Ulaşıma özellikle şehrin uzak bölgeleri arasında yürümeye kasmayıp zaman ve enerji tasarrufu için ihtiyaç duyuluyor, hiç değilse merkezden Belem’e ulaşım için kullanmanız gerekecek.

Havaalanı ulaşım:  İlk defa havaalanından ulaşımın bu kadar ucuz olduğu bir Avrupa ülkesi gördüm desem yeridir (Daha sonra Lüksemburg’da şaşırttı beni bu konuda!)  En pratik yöntemlerden biri 3 euro’ya otobüs ile merkeze gitmek. Metro ile de gidebilirsiniz. Tek yön bilet 0,5 euroluk metro kartı üzerine 1,5 euro. Günlük sınırsız kart 6 euro.

Vize & Para birimi: Schengen vizesi ve Euro.

Yeme İçme: Lizbon özellikle deniz ürünleri ile ünlü bir yer, ve bir de pek tabii ünlü tatlıları pasteis de nata. Ben buna ilave ginja dedikleri cherry likörü de önereceğim. Kahvaltı için Brunch Cafe, ucuz, lezzetli ve doyurucu yemek için Pao Pao Queijo Queijo, et severler için Restaurante Cabacas, salaş ama taze deniz ürünleriyle ünlü Cervejaria Ramiro, çoklu seçim olsun diyenler için LX Factory ve Time Out Market ilk önereceğim yerler.  Detaylar aşağıda.

Gezilecek yerler: Jeronimos Manastırı, Belem Kulesi, Kaşifler Anıtı, St George Kalesi, Rua Augusta Zafer Arkı, Comercio Meydanı, Santa Justa Asansörü, Sé Katedrali, Ajuda Sarayı, Fado müzesi, Coleçao Berardo müzesi, At arabası Müzesi, Lizbon Hikaye Merkezi, Porte de Sol manzara, Sintra günü birlik gezi.

Ben airbnb’den bir ev tutmuştum beklediğimden güzeldi!

Fiyatlar:  Her şeyin hem ucuzunu hem pahalısını bulabiliyorsunuz bu anlamda bütçenize göre eğlenebileceğiniz bir şehir. Öyle Kopenhag gibi zorlamıyor 😀 Ama açıkçası ben ortalama fiyatların biraz daha düşük olmasını beklerdim. Neden derseniz bilmiyorum tamamen iyimser düşünce ve dilek sanırsam 😀 Atraksiyonların fiyatını ilgili detayında yazdım, diğer masraflara gelecek olursak, ortalama bir mekanda yemek fiyatları bir ana yemek bir içecek için 10-15 euro civarı, fast food menüsü 6 euro civarı, kahve 1,5-3 euro, bira 2-3 euro. Tabii mekanına göre bu fiyatlar değişse de genel ortalama bunlar.  Ünlü tatlıları Pastel de Nata genelde 5li pakette 6 euro civarına satılıyor, tekli 1 euro civarı.

Bir de şarap ve meyve aromalı bu reçel tüpleri de hediyelik için güzel!

Lizbon Kart: Açıkçası baya iyi bir kart, ben 3 günlüğünü aldım ve parasını fazlasıyla çıkarttım 🙂 Çünkü kart ana atraksiyonlara gittiğinizde ve toplu taşıma kullandığınızda zaten parasını çıkartmış oluyor. 2017 fiyatları: 

  • 24 saat: 18.50 euros
  • 48 saat: 31.50
  • 72 saat : 39 euro

Detaylarını yine ilgili atraksiyonda yazacağım. Lizbon kartı ile toplu taşıma da ücretsiz bu arada.

Bonus kısım Alışveriş: Lizbon’da meşe ağacı dış kabuğundan yapılan genelde el işi çanta, cüzdan vs gibi şeyleri bol bol bulabilirsiniz. Dokusu zaten aynı yerden yapılan şarap şişesi mantarları ile aynı olacağından gördüğünüzde direk anlayacaksınız.

Lizbon Gezi Rehberi – detaylar

Rua Augusta Arkı

Lizbon beklediğimden büyük ve en az 3-4 günlük bir geziyi doluca geçirtecek bir şehir. Üstelik ilginç müzeler ve müze çeşitliliği anlamında da çok iyi alternatifler sunuyor. Gerçi bu kadar gezilecek yer olduktan sonra müzelere çok da zaman kalmıyor ya neyse!

Lizbon hep bir kaç farklı bölgesi ile anılıyor, dolayısıyla Lizbon gezi rehberi detaylarına başlamadan önce bu bölgelere bir bakalım. Baixa/Chiado diye geçen bölge şehir merkezi diyebileceğimiz yer, Bairo Alto eğlence mekanlarının olduğu kısım, Alfama Fado dinlemeye gidilen çingene mahalleri diye geçen kısım, Belem ise şehrin tarihi eski merkezi ve bir çok atraksiyon burada bulunuyor. Belem’e gitmişken buradaki Lizbon gezilecek yerler kısmını bir arada görmeniz zamanı iyi kullanmak ve optimizasyon yapmak isteyen bünyelere çok iyi gelecektir.

Özellikle gençler İngilizce biliyor, ve sıcak kanlılar o yüzden Avrupalı ama bir bizdenlik var izlenimi de uyandırıyor 🙂 Yine de gereğinden fazla samimiyet görürseniz cüzdanı telefonu kontrol etmekte temkinli olmakta yarar var. Evet gelelim, Lizbon gezilecek yerler detaylarına. Kolaylık olması açısından bu listeyi ikiye ayıracağım, önce şehir merkezi ve Belem harici gezilecek yerleri yazacağım daha sonra Belem’dekileri bir grup halinde yazacağım. Böylece bu Lizbon gezi rehberi Belem’deki zamanınızı planlarken size daha yardımcı olabilir.

Lizbon gezilecek yerler detayları – Merkez

Lizbon’u gezmeye başlarken şehir merkezindeki ilk noktalardan biri ana meydanlarından diyebileceğimiz Comercio Meydanı (Praca do Comercio) olacak. Oraya giderken muhtemelen kullanacağınız ana caddelerden olan Rua Augusta ve caddenin meydana açılan tarafındaki Rua Augusta Zafer Arkı (Arco Monumental da Rua Augusta) da Lizbon’un önemli simgelerinden. Lizbon turist ofisi ve Lizbon Hikaye Merkezi de burada bulunduğundan Lizbon gezinize başlamak için doğru yer diyebilirim. Önce bir deniz havası soluyup, arkın önünde fotonuzu çekip, tramvayları izledikten sonra, tavsiyem turist ofisten Lizbon kartınızı alıp direk Lizbon Hikaye Merkezine girmeniz 😀

Açıkcası benim gitmeden önce okuduğum hiç bir Lizbon gezi rehberi bu atraksiyondan bahsetmemişti. Ben de çok bir şey beklemiyordum. Ama Lizbon Hikaye Merkezi (Lisbon Story Center) sırf Lizbon kart ile beleş ve yakın diye girdiğim ama çok sevdiğim bir atraksiyon oldu. İçerde çeşitli gerçekçi dekor, ses, ışık, görsellik, 3D video vs ile Lizbon’un tarihçesini baymadan, uzatmadan eğlenceli anlatmışlar. Açıkçası Lizbon’un kaderini değiştiren en önemli olaylarından olan büyük depremlerini bu şekilde canlandırılmış izlemek ve sonuçlarını duymak şehre bakış açınızı değiştirebiliyor. Bilet 7 euro, Lizbon Kart ile ücretsiz.

Bu arada Rua Augusta Arkı’nın biletle üst tarafına da çıkabiliyorsunuz ama açıkçası çıkmadım, çok değer gelmedi bana, ne kaçırdım çıkan varsa yazsın yorumlara 🙂

Şehir merkezindeki bir diğer atraksiyon Santa Justa Asansörü (Elevador de Santa Justa), bu aslında şehrin yapısından ötürü gerçekten de işlevsel bir asansör ama pek tabii bir çok turist tepe manzarası için tercih ediyor. Bilet 5 euro ama Lizbon Kart ile ücretsiz, ve Lizbon kart kuyruk sırasında da öncelikli sıradan sokabiliyor.

Bu arada Rua Augusta gibi bir diğer ana cadde de Rua Garrett.

Şehrin ana atraksiyonlarından biri de şehre hakim konumuyla St George Kalesi (Castillo San Jorge). Yanınızda bir içecek ve sandviç ile oturup şehri yukarıdan izlemek için güzel, bir de tavus kuşlarıyla dolu bir ağaç görmeyi beklemiyordum 😀 Ama öyle kaleden ziyade bu dış manzarası var. Bilet 8,5 euro ama Lizbon Kart ile %20 indirimli 6.5 euro.

Se Kathedrali ya da Lizbon Kathedrali diye geçen yer de adı üstünde şehrin büyük kiliselerinden. Dışarıdan görünüşü özellikle gece aydınlatmasıyla güzel oluyor, önünde bir çok tuk tuk veya bilumum özel tur aracı durağı görüyorsunuz. Giriş ücretsiz.Lizbon gezi rehberi santa justa manzara

Fado müzesi’de Lizbon gezilecek yerler denilince adı geçen bir yer. Maalesef benim gidecek zamanım olmadı itiraf ediyorum! Ama Lizbon’un ruhu diyebileceğimiz duygusal ve dokunaklı şarkılarla ayrı bir kültürü olan Fado’yu anlamak ve deneyimlemek için iyi bir yer deniyor.

Lizbon’un çoğu Lizbon rehberi ya da Lizbon gezilecek yerler listesinde yer almayan bence iki güzel yeri daha var! buralara gitmenizi de şiddetle öneririm!

İlki LX Factory → Eski bir fabrika hipsterlar tarafından ele geçirilirse ne olur sorusunun cevabı olan yer. İşte ortaya böyle ilginç dükkanların, tavana kadar kitaplarla dolu kitapçıların, güzel ve şık yemek mekanlarının olduğu, grafittiler ile bezeli böyle ilginç bir yer ortaya çıkar! Gerçekten Lizbon’daki en keyifli zaman geçirdiğim yerlerden biriydi. Hatta turist infoya nasıl giderimi teyit ederken burayı sorunca genç bir çocuk vardı görevli, gözleri ışıldadı garibimin aa çok güzel yerdir orası, aferin biliyorsunuz dedi 😀 Artık yüz bin kez aynı yerlere dair sorulara cevap verdiğinden de olabilir ama aferini kaptım burayı bildiğim için :p (adres: Rua Rodrigues Faria, 103)

Özellikle buradaki kitapçının içerisinde çok ilginç bir yer var, yaşlı bir amcamız bildiğin zihni sinir tasarımları hayata geçirmiş ve size hem hikayesini anlatıyor hem de demonstre ediyor. (Ücretsiz ama tabii ki amca bu kadar tatlı tatlı ilgilendikten sonra gönlünüzden ne koparsa modunda bağış kutusuna gidiyor eller)

İkincisi ise Time Out Market. Burası da yan yana bir çok gastro lezzeti bulabileceğiniz, yemek yemek için gidebileceğiniz büyük ve şık bir yer. Hemen dışındaki yerde de Lizbon yapılacaklar listesindeki maddelerden birini de aradan çıkartabilirsiniz. Lizbon’da ayaküstü mekanlarda “Ginja” diye geçen bir tür tatlı vişne likörü içmek yerel deneyimlerden biri. Bu tarz yerlere “Ginjinha” deniyor. Genelde shot porsiyonlarında 1 euroya satılıyor. Shot bardağı yerine çikolata bardakta da alabiliyorsunuz.

Son olarak iyi bir Lizbon gezi rehberi için sonra ben bunu bilmiyordum duymamıştım dememeniz için Lizbon’un en ünlü cafesi diye geçen bir yer var, oradan da bahsetmiş olayım: Cafe A Brasileira.

Bu café 19.yydan beri hizmet veriyor, merkezi konumu ve tarihi yönü harici yeme içme için artı yada eksi bir yönünü göremedim açıkcası. Ama hemen dışarıdaki masalarının orada bulunan, en önemli Portekiz şairlerinden olan Fernando Pessoa’nın masasında otururken ki halini temsil eden heykeliyle her zaman fotoğraf çektiren turistlerle dolu Ama meydanda milleti seyrederken bir kahve içeyim, tarihi bir cafede oturmuş olurum demek için ideal bir caféLizbon gezi rehberi jeronimos.

Lizbon gezilecek yerler detayları – Belem

Lizbon gezi rehberi en önemli kısımlarından! Belem gerçekten Lizbon’da yapılacak şeyler listesinden baya bir madde içeren bir yer o yüzden buraya geldiğinizde, bunları kombine etmeniz zaman ve bilete göre para tasarrufu sağlayacaktır.

Lizbon’un en görkemli yapılarından biri ve en büyük turist atraksiyonu diyebileceğimiz Belem’de bulunan Jeronimos Manastırı  (Mosteiro dos Jeronimos) geliyor.  Zaten oldukça büyük bir yapı, kapısının önünde foto çektirirken tüm kapıyı kadraja aldığınızda siz minnacık kalıyorsunuz o büyüklükte 🙂

İşlemeleri hem dışarıdan hem içerden o kadar detaylı ki boyutlarıyla beraber düşünüldüğünde, insana beğeni ve şaşkınlıkla karışık “vay arkadaş bu kadar ince detay nasıl uğraşmışlar, kaç yıl sürmüştür bu” cümleleri kurduruyor. Her kolonun, kapının figürü de başka başka diyeyim siz anlayın. Tabii hepsine iyice bakayım gazı büyüklüğü ve bu kadarını bir arada görünce bir süre sonra “hmm evet bu da güzelmiş, sıradaki lütfen” şeklinde önünden geçmeye dönüşüyor.

En azından benim gibi çoğu kişi için diyeyim yoksa buraya tam gün ayırsanız çıkamazsınız! Bir de buranın içerisinde Vasco de Gama’nın mezarı bulunuyor, tarih olarak da 1500lerde yapılmış.  Bilet 10 euro, ama Belem Kulesi ile birlikte alırsanız 12 euro, ama Lizbon kart ile ücretsiz!

Belem Kulesi’de (Torre de Belem) 1500lerde savunma amaçlı deniz kenarına yapılan bir yapı. Selanik’teki beyaz kuleye bu anlamda benzetebiliriz ama Belem kulesinin mimarisi de yine güzel gözüken dekoratif denilebilecek öğeler barındırdığından bana savunmadan çok süs kulesi gibi gözüktü :p Bilet 6 euro, ama Jeronimos Manastırı ile kombine bilet alırsanız 12 euro, Lizbon kart ile ücretsiz.

Kaşifler Anıtı (Monumento a los Descubrimientos ya da Padrao dos Descobrimentos) da yine Belem’de iken ziyaret etmeniz gereken noktalardan. Burası büyük bir anıt, 1960larda Portekiz’in deniz keşifleri anısına yapılmış. Önünde kocaman eski stil Dünya haritası da bu rotayı gösteriyor. Anıtın iki tarafı da farklı heykeller ile süslü. Bu anıtın içine de girip tepesine çıkabiliyorsunuz ki oradan yukarıdan Belem manzarası çekme imkanınız var. Tepesine çıkmak için asansör koymuşlar o yüzden yorulmadan çıkabiliyorsunuz, ücreti ise 4 euro, ama Lizbon kartı olanlar %30 indirimli alabiliyor (3 euro).

Belem’deyken tavsiye edeceğim ücretsiz bir atraksiyon ise Museu Coleçao Berardo, modern sanatın herkese hitap etmediği bir gerçek ama içerde çok eğlenceli ve bu alan da çok ünlü (Andy Warhol, Anish Kapoor gibi sanatçılardan) parçalar var.

Lizbon’un en çok ziyaret edilen müzelerinden olan At arabası müzesi (Museu Nacional dos Coches) de yine Belem’de bulunuyor. Küçük ama güzel bir müze. Bilet 8 euro ama Lizbon kart ile ücretsiz

Ajuda Sarayı (Palacio nacional de Ajuda), gezilerinde bir saray görmeden dönemeyenler için ideal. İçeride bir çok şaşalı odayı gezebiliyorsunuz. Bilet 5 euro, Lizbon Kart ile ücretsiz.

 

Şimdi burada Belem’in ünlü pastanesinden bahsedeceğim ama hazır bu konuya girmişken şu soruyu da cevaplayalım.

Lizbon Gezi Rehberi zorunlu soru Pastesi de Nata nerede yenir ?

Belem’e gitmişken ünlü tatlıları Pasteis de Nata’nın ilk çıkış yeri olan pastane Pasteis de Belem de deneme yapmamak olmaz! Zaten muhtemelen önündeki kuyruk ile dikkatinizi çekecektir! Bu tatlı artık Lizbon’un simgelerinden biri haline gelerek mutlaka denenmesi gereken bir turist “atraksiyonu”na dönüşmüş. Çıkış noktası 1800lerden beri açık olan ve Belem bölgesinde bulunan Pasteis de Belem ama şu an ünü öyle bir yayılmışki Lizbon’un hemen hemen her pastanesinde her yerde göreceksiniz. Tabii bunca seçenek arasında nerelerde denemek lazım sorusu gündeme geliyor ki biri tabii ki orjinali çıkaran Pasteis de Belem (o yüzden Belem’e geldiğinizde atlamayın!) ikincisi (hatta çoğu kişiye göre birincisi) ise Manteigaria.

Manteigaria sadece bu tatlıyı satıyor, hatta yapılışını da izleyebiliyorsunuz (ilk merkez şubesinde diyeyim şimdi Time Out Market’tede bir şubeleri var). Kalabalık olsa da sıra çok hızla ilerlediğinden iki yer için de gözünüz korkmadan sıraya girebilirsiniz! Bu arada tabii ki hemen hemen her pastanede bu tatlının satıldığını göreceksiniz. World Needs Nata da yine şubeleri olan ve bilinen bir yer. Tatlıyla ilgili bir kaç notumu da bu noktada ekleyeyim; Lizbonlular yanında süt ile tercih ediyor, arzu ederseniz üstüne şeker ve ya tarçın ilavesi de yapabiliyorsunuz.

Bu arada Pasteis de Belem’e giderken önce acıktık bir şeyler yiyelim diyorsanız ve öğlen vakti ise hemen aynı sokak üzerinde bir kaç dükkan önceki köşede Pao Pao Queijo Queijo diye bir yer var. 5 euroya çok lezzetli ve doyurucu bir yemek ve içecek alabilirsiniz. Çeşitler de acaip çok!

Lizbon’dan günü birlik Sintra gezisi diyorlar ne iş?

Valla her Lizbon gezi rehberi bahsetmesi gereken yerlerden Sintra. Çünkü Lizbon’da en çok tercih edilen aktivitelerden biri de günü birlik Sintra‘ya gitmek. Lizbon’da yukardaki şeyleri yaptıktan sonra hala zamanınız varsa, Sintra bir çok anıtı, sarayı ve görülecek yerleri ile manzarası güzel, instagram karesi bol bir yer.

Şahsen sezon dışında bile bu kadar turist alıyorsa sezonda düşünemiyorum demiştim tarihler Ocak 2017’yi gösterirken!  Ama benim izlenimim şu an tam bir turistlerin etinden sütünden daha ne yapsak da yararlansak yerine dönmüş olduğundan keyfim biraz baltalandı. Misal ulaşım için diyelim indiğinizde sizi bekleyen ve kendi turunu pazarlayan onlarca tuktuklu, spor arabalı, atlı “rehber”lerden sıyrılıp 5,5 euroya otobüs bileti aldınız, en popüler 3 yere girmek isterseniz 8,5 + 11,5 + 6.5 euro daha vermeniz gerek. (Lizbon card ve kombine alımlarla 1-2 euro indirimli alabilirsiniz)

Ama demem o ki bu fiyatlar Lizbon’a kıyasla çok daha pahalı. Hadi neyse bir kere geliyoruz dedik, üstüne Pena Palace’ın içinde 300 metrelik mesafe için (abartmıyorum yazıyor zaten!) “ayrı” servis konulması ve bunun da ücretli olması ( 3 euro) “öff” dedirtti. Yani olay kapitalizmin zalim çarkları değil aslında, yeri geldiğinde gezdiğim yerlere katkıda bulunuyorum düşüncesiyle gezginlikten turiste geçiş yapar öderim “yerli olmama bedeli”ni gocunmam ama, bu tutarlardan ziyade turistlerin yapmak isteyeceği rotanın her adımın bu şekilde paraya dönüştürülmüş olması direk turisti kazıklayalım hissiyatı uyandırdı. Bu da buranın güzelliğini biraz söndürdü benim için açıkcası. Belki sezon öncesi en turist bekler anlarında gittim ama bilemedim dostlar siz ne tecrübe ettiniz ne düşündünüz, başka giden olduğunda yazsın yorumlara lütfen

Neyse yine de Sintra yapılacak şeylerin çokluğu ve güzelliği ile günübirlik gidilmeyi hakediyor. Ama şimdilik yazıyı çok uzattık yine, o yüzden Sintra’yı ayrıca yazacağım daha sonra!

Fado dinleyecek mekan olarak da, bir şekilde herkesin gittiği en iyi en süper mekan oluyor 🙂 Popüler tavsiye mekanları oldukça pahalı olabiliyor ve çıkan sanatçılar da değiştiğinden bu konuda önerim hotelinize, yerellere vs sorup mümkünse yerellerin gittiği bir yeri denemeniz.

Umarım hazırladığım bu Lizbon gezi rehberi sizin için yararlı olmuştur, atladığım noktalar, sorular, ilaveler için yorum yazmayı unutmayın lütfen 🙂

Gezielciniz Lizbon gezi rehberi videosu:

 

Üyelik

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*